Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
Shop deviantART for the
holidays and save BIG!
Click here! :holly:
[x]

deviantART

:date:
 


Çok geç olmuş
Bir hedefin var mı
Gittiğin bir yer; mesela hiç bir
Uçarken tutunmazsın ki
Rüzgar su gibi taşır bazen seni
Taşımazsa kanatların taşır
Bırak…

İnsan hep mi kendine sıkışır?

İmkansızlığa mı duyulur aşk

hiç gerçekleşmemiş bir olasılığa mı

“felsefenin  mevsimi geçti” diyorsun

Duyan da seninle konuşuyorum sanır
Ya da sayıklıyorum hayır

Açlık Açlık AÇLIK
Duyduğuma göre bana haddimi bildirmek istiyormuş(sun)
hayat ve ölüm ve hayat ve ölüm
tik tak vak vak vok
sıfır bir sıfır bir sıfır
Ateşi mibi lesenden öğrendim.. sen ki üçüncü çoğul şahıs
Kanatlarımı yakan



İstanbul paradan konuşuyor ne zamandır
bütün şehirler
Ama hep paradan


Burası şiir
Burası da
Erkeklerin alanı
Kadın sayıklamalarından dırdırından kaçtığımız bir yer olarak şiyir
Fuatla samedin derbi maçı


Kadınlar beceremezlerden birisin şiyir
Seni bile öyle yapmışlar burada

Boşver aldırma
Adın hiçbir yerde geçmeyecek hiçbir yayınevi seni basmayacak ve anmayacak
Senden ötesi hep daha şeydir
Şimdi söylenmez bişeydir
Bunu da şikayetten sayarlar diye çekiniyorum
Biraz papatya desem çok kadınım
Biraz çiçek desem bunlar her yerde varım
Sen konuştukça seni seviyorum
Sen sustukça gitmişsin birinin koynunda sabahlatmışsın beni de
Ne ayıp

Kimler nasıl yenildi tabi ki bunu dinliyorum
Bir petrol varili kaç para olmuşsa olmuş
Altına araba çekmeden konuş

Geçmiş yaşamımda forvettim ve sol ayağım iyiydi desem oynayabilir miyim
Ben bu oyuncağı sağ dizimde seksen sol dizimde altmışbeş kere sektirebilirim
Kanıtlarla kanırtlar
Bir hemşire varmış, üçüncü sayfa haberi… tecavüz değil
Mmm dayak değil, evet bildiniz
Polis işkencesi
Polislerin de üstüne çok gidiyorlar canım
Çocuğunu düşürdü  

cinsinizden siz bile nefret ediyorsunuzmuş

İyi geçinmeniz düşmanlıktan
her düşmanlık akılcı bir mesafe stratejisinin
Soğuk soğuk ılık çok sıcak çok sıcak oyunudur
Çocukken oynadığınız
Kaşarlığın tarihini yazacağınızı kim bilebilirdi
Elinde etten bir tane daha sen
Dokuz ömür dokuz taş oynadın doymadın
AÇLIK AÇLIK


Ve öldürdükleriniz fasulyedir kesin
Ve fasulyeler ölmez
Hepimiz fasulyeyiz
Ben de hiç feminist değilim
Feminist de çok Fransız mı Amerikan mı bilmem


Anlaşılmadı
Anlaşılmadı çünkü anlasan yerinden kımıldamazlığına yerli yerinde bir açıklama
Bir bahane gerekecek, olmadı yerinden kalk
Yalnızca sandalyenin sana ait oluşu değil kaba etlerinin de kaba etlerinin simetrisinde dans eden yerlerinin de sağlığı için anlaşılmadı

Korunuyoruz korunmak hakkımınız
Hakkınızmız hakkın hak
hay


Kaç gün sensizliğe dayanabilirim diye düşündüm
Hep dayanılır her şeye
Bazıları çöker ama çökmek bile
Yerle aramda bir denge arayışı salınım
Dünyadan haber verirken birbirimize
Koltuk takımlarını boş geçmeyen bir annem olduğu için seni çok sevyom anne
Bunu bilemezsin belki
Ama hemen söylerim hem çok lezzetli hem çok kolay
Bilmediklerini alacak büyüklükte bir tencereye
Ağır ateşte diğerlerinin inceliklerinden
birer tutam
krem rengi bir kadifenin içine başucumda sabahlamış zaman
karışmaz bunlar birbirine yalnız
sevişirler
arkanı dönünce başka birinin zihninde
senden habersiz ve adı kendinden leziz kelimelerle oyalananların çarpışan arabalarda aşk filmi çektiği güneşli yaz günlerinden birinde
tarçındı der duyarsın
inanmasan da


evlilik kehanet
güzel yazıyorsun diyorlar, doğrusu
yalnızca yaşıyorum

zamanın keçi ayakları var, panik
elbette gelmemiştin gelecek
yokluğun adımlarından tutuyorum
boşuna müzik bile
kaçınılmaz

alışmalıydım seslerin suskunluğuna
hayatımda hiç siyah görmedim
seslerin hiç hayatımda



ben aslında her şeyi yerleri silerken göğsümü yere verişimi duymama borçluyum
denesen
belki biz
peki ya siz

bıktım bu birinci ve ikinci şahıslardan ayrımlardan
incecik yakınlıklarını bulmadan nedir ki açık ve koyu
sen ve ben
ezberlenmiş bir birlikle varamadığım neresi ise
işte şu bilindik çalılarla örtülü sıradan yoldan geçerek

bir kaplumbağaya rastlama umudu toprağım
her umut ve korku uzak ya da yakın
bir olasılığın salgıları

muhabbet yalnızı
dinlemeyi bilirim ama söylemezsin ki

Saat dokuza geliyor, beklemeyeceğim seni
beklemiyorum
insanları hediye sanıyorum

insan kaç sene bekleyebilir tanrım
otuz seksen yüz bin
kaç
zaman

bu artık beklemek değil
ya da beklemenin soyunmuş hali

içim yanıyor (susadım)













not:yanılıyorsunuz sevgilim
zekanız sizi büyülemiş
©2009 ~0utr0
:icon0utr0:

Author's Comments

*

Comments


love 0 0 joy 0 0 wow 0 0 mad 0 0 sad 0 0 fear 0 0 neutral 0 0
:iconaliacan:
allahsızsın... kitapsızmış gibi...

--
Dionysos Vesselam!
:iconfunnylaughbughouse:
i got the urge to learn turkish one day in linguistics, but then i sighed and said, one day

--
:sun:

Details

February 22
7.2 KB

Statistics

3
7 [who?]
114 (0 today)
3 (0 today)

Site Map